Bilgi ve görüşler

ODTÜ kampüsü içinde yapımı planlanan Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurdu ile ilgili bazı bilgi ve görüşler aşağıda özetlenmiştir:
1. ODTÜ’ye bir öğrenci yurdu yapılmalı mıdır?
ODTÜ Rektörlüğü’nün paylaştığı rakamlar (başvuru sayıları, yurda giremeyen öğrenciler ve öğrenci sayısındaki artış) ODTÜ’de yeni bir öğrenci yurduna ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Mevcut projeyle ilgili kaygı ve itirazları olan hiç kimse de zaten “ODTÜ’ye yeni yurt yapılmasın” dememektedir.
2. ODTÜ’ye yapılacak yeni bir yurdun kapasitesi ne olmalıdır ve maliyeti nedir?
ODTÜ Rektörlüğü’nün 17 Mayıs 2019 tarihli açıklamasında, KYK’nın ODTÜ’ye önce 4.000 kişilik bir yurt yapmayı teklif ettiği, ancak ODTÜ yönetiminin ihtiyacı 2.000 olarak bildirip bu sayıyı yarıya indirdiği belirtilmiştir. Aynı açıklamada, 2019 yılı için 1.500 civarı yeni yatak ihtiyacı olduğu, ayrıca ihtiyacı karşılayacak bir yurdun yapım maliyetinin yaklaşık 122 milyon TL olduğu da ifade edilmiştir. Bu kapasite ve maliyet rakamlarının tam olarak hangi veri ve analizlere bağlı olduğu ve mevcut projenin hangi rakamlarla ne ölçüde uyumlu olduğu ODTÜ kamuoyu tarafından bilinmemektedir.
3. Yapılması planlanan yurdun yeri uygun mudur? 
Hayır. Yurt inşaatı için seçilen ve çitle kapatma çalışmalarına başlanmış olan arazi sadece bir kavaklık olmayıp, sulak alan özellikleri taşıyan, onlarca farklı türden binlerce ağaç ve çalı içeren, farklı böcek, kuş, sürüngen ve memeliler için yaşam alanı sağlayan, sıra dışı bir biyolojik çeşitlilik gösteren bir alandır.
18 Eylül 2018 tarihli Rektörlük açıklamasında alanda yalnızca 300 civarı kavak ağacı olduğu belirtilmişken, 17 Mayıs 2019 tarihli açıklamada bu sayı 1207 olarak verilmiştir. Yine ikinci açıklamada, alandaki diğer ağaçların sayısı “40 civarında” olarak belirtilmiştir. Oysa yüzeysel bir gözlemle dahi alandaki kavak sayısının çok daha fazla olduğu, kavak dışında da 20’ye yakın türde binlerce ağaç olduğu görülmektedir. Bu alan ayrıca Orta Anadolu’da çok ender görülen bir orkide çeşidi (Cephalanthera damasonium), Ankara çevresine endemik olan bir adaçayı çeşidi (Salvia crypthanta) dahil yüzlerce otsu bitkiye; bülbül (Luscinia megarhynchosve) sarıasma (Oriolus oriolus) dahil pek çok kuş türüne; tilki, kirpi, tarla faresi gibi memelilere ve ayrıca çok sayıda sürüngen ve böcek türüne yaşam ve beslenme alanı sağlamaktadır.
ODTÜ Rektörlüğü ile KYK Genel Müdürlüğü arasında imzalanan protokolde, alandaki ağaçların taşınarak ODTÜ içindeki başka bir bölgeye dikilmesinin KYK Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirileceği belirtilmiştir. Ancak bazıları çok büyük boyutlarda olan binlerce ağacın (ve sayıları çok daha fazla olan fidanların) hasar görmeden taşınabilmesi gerçekçi değildir. Bu zor ve maliyetli işlem yapılabilse bile, halihazırda uyumlu birliktelikler oluşturmuş olan ağaçların yeni toprak ve mikroiklim koşullarında canlı kalmaya devam etmeleri ve sağlıklı bir ekosistem oluşturmaları bilimsel bir öngörü değildir. Ağaçların, özellikle de metabolik olarak aktif oldukları dönemlerde (Kasım-Mart arası dışında kalan dönem) yer değiştirmeye tolerans göstermeyecekleri bellidir.
4. ODTÜ’ye yapılmak istenen yurdun niteliklerine nasıl karar verilmiştir?
Yurt binalarının ve sosyal tesislerin tasarımı, odaların sayısı, büyüklüğü, kaç kişilik olacağı, ortak mekanların nicelik ve niteliğiyle ilgili bilgi ve kararlar süreç içinde ODTÜ kamuoyu ile paylaşılmamıştır. Bazı kanallardan kısıtlı bilgilendirmeler yapılmış olsa da, ODTÜ’nün ilgili paydaşlarının sürece katılımı sağlanmamıştır. Her şeyden önce, yurdun asıl yararlanıcısı olacak öğrencilerin ihtiyaç ve tercihlerini tespit etmeye yönelik herhangi bir çalışma yapıldığına dair bir bilgi yoktur. Yurdun yapım ve yönetim süreçleri için belirleyici olan protokole bile ancak hukuki girişimler sonucunda ulaşılabilmiştir.
ODTÜ Senatosu’nun 24 Mayıs 2016 tarihli ve 2016/4-3 sayılı kararıyla kabul edilen Mekânsal Strateji ve Tasarım Kılavuzu belgesi, belge içeriğinde önerilen planlama ve tasarım yaklaşımlarının “tekil uygulamalar için bağlayıcı nitelikte” olduğunu ifade etmektedir. Bu belge yeni bina tasarım ilkeleri arasında “katılım” ilkesini de tanımlamaktadır: “Yapı ve alan ölçeğinde yerleşkenin geleceğine dair her türlü mekânsal düzenleme ve yapılaşma kararlarının ODTÜ’nün tüm ilgili birimlerinin katılımına açık bir süreç içerisinde ele alınması ve bu sayede yerleşkeye yönelik sahiplik duygusunun geliştirilmesi. Tasarım sürecinin katılımcı tasarım ilkelerine uygun şekilde kurgulanması ve farklı paydaşların sürece katılımının sağlanması.”  Yapılmak istenen KYK yurdunun tasarımında ve planlanmasında burada tarif edilen açık ve katılımcı süreç uygulanmamıştır.
5. ODTÜ’lüler KYK yönetiminde bir yurt konusunda neden kaygılıdır?
ODTÜ’nün 1965’ten bu yana, yani yaklaşık 60 yıllık başarılı bir yurt yapım ve yönetimi deneyimi vardır. Mevcut yurt planına ilişkin protokol ise 40 dekarlık, ekolojik değeri son derece yüksek bir ODTÜ arazisini 49 yıl boyunca ODTÜ’nün dışındaki bir kuruma; Gençlik ve Spor Bakanlığı’na bağlı olan KYK’ya tahsis etmekte, seçim kriterlerinin belirlenmesini, öğrencilerin seçilmesini ve yurdun yönetimini bütünüyle KYK’ya bırakmaktadır. ODTÜ’nün kurumsal kapasitesi ve ODTÜ’lülerin destekleriyle gerçekleşebilecek bir hizmetin, ODTÜ’lülerin talep ve katılımları dışarıda bırakılarak, dışarıdan gelen taleplere göre yapılmak istenmesi üniversitenin demokratik kültürüne ve yukarıda anılan Senato kararına ters düşmektedir.
ODTÜ öğrencileri, öğretim elemanları, çalışanları, emeklileri, mezunları; kısacası bütün kesimlerden birçok ODTÜ’lü süreçle ilgili kaygılıdır, çünkü ODTÜ’ye dayatılan bu hizmetin ODTÜ’nün idari yapısını ve kampüsteki sosyal yaşamı olumsuz etkileyeceğini düşünmektedirler. 26 Mayıs 2019 tarihinde çeşitli basın organlarında yer alan, Emniyet Genel Müdürlüğü’nden KYK yurtlarına giden bir talimat ile haklarında kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan birçok öğrencinin yurtlardan atılmasının istendiği ve öğrencilerin burslarının kesildiği yönündeki haberler bu tür kaygıları artırmaktadır.
Protokolde yer alan “ODTÜ öğrencilerin öncelikle bu yurda yerleştirileceği” ifadesi, bütün ODTÜ öğrencilerin yurtlara giriş sürecinin KYK denetimine alınması sonucunu getirebilecektir. Protokolde “Yurtların dolmaması durumda dahi hiçbir şekilde ODTÜ öğrencisi dışında öğrenci yerleştirmesi yapılmayacaktır” hükmü bulunmasına karşın, protokol hükümlerinin gelecekte hukuki ve pratik bağlayıcılığı olacağı kuşkuludur. ODTÜ Rektörlüğü’nün 8 Eylül 2017 tarihinde Ankara Büyükşehir Belediyesi ile imzaladığı protokolde ODTÜ arazisinden 38 metrelik bir yol için anlaşma sağlanmışken, 90-100 metre genişliğinde bir alan açılması gibi ihlallerin yaşanmış olması bu kaygıları artırır niteliktedir. Diğer KYK yurtlarında geçerli olan farklı uygulamalar ve kapasite altı kullanım gibi gerekçelerle yeni hükümlerin yürürlüğe konmayacağının garantisi yoktur.
6. İhtiyaç duyulan bir yurt başka şekilde yapılamaz mı? 
Yapılabilir. ODTÜ’deki mevcut yurtlar ODTÜ’ye tahsis edilen bütçelerle ve/veya gönüllü desteklerle yapılmış ve yönetimi ODTÜ’ye bırakılmıştır. Yeni yurt planı için de, ihtiyaç analizleri ve fizibilite çalışmaları yapıldıktan sonra gerekli görülen yatırım için, ilgili ODTÜ bileşenleri ve potansiyel destekçilerle görüşülerek kaynak bulunabilir. Böylece KYK da yatırımlarını ihtiyaç olan ve talep edilen başka yerlere yönlendirebilir ve kamu kaynakları daha etkin kullanılmış olur.
Özetle:
 
Öğrencilerin barınma ve sosyal ihtiyaçlarla ilgili tercihlerini, ilgili kesimlerin görüş ve önerilerini ve ekolojik ölçütleri dikkate alan, ODTÜ’nin idari, sosyal ve ekolojik bütünlüğüne zarar vermeyecek bir yurdun katılımcı şekilde planlanması, yapılması ve ODTÜ tarafından yönetilmesi mümkündür. ODTÜ yönetimine çağrımız, mevcut projenin durdurularak, başta öğrencilerin ihtiyaç ve tercihleri olmak üzere ilgili tüm bileşenlerin görüş ve katılımlarıyla şekillenen, ODTÜ’nün yönetsel, sosyal ve ekolojik bütünlüğünü gözeten yeni bir planlama sürecinin başlatılmasıdır.